İskenderun konut fiyatları, 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından farklı kriterlerle değerlendirilmeye başlanmıştır. Ekonomi ve Finans Doktora Araştırmacısı İsmet Demirağ tarafından paylaşılan araştırmada, konut piyasasında yapı güvenliği ve afet anındaki erişim imkanlarının daha fazla önem kazandığı belirtilmiştir. İskenderun’daki 800 aktif ilan üzerinden yapılan mekânsal analizde, konutların yalnızca metrekare büyüklüğüne göre fiyatlandırılmadığı ortaya konulmuştur.
İskenderun Konut Fiyatları Deprem Sonrası Nasıl Değişti?
2023 depremlerinin ardından İskenderun’daki konut piyasasında alıcı tercihleri değişmiştir. Araştırmada, konutların fiyatlandırılmasında yapı güvenliği ve tahliye imkanlarının daha fazla dikkate alındığı belirtilmiştir. Çalışmanın, International Journal of Housing Markets and Analysis dergisinde yayımlanan araştırmalara dayandığı aktarılmıştır. Analizde İskenderun’daki 800 aktif konut ilanından yararlanıldığı belirtilmiştir. Araştırma kapsamında konutların konumu, yapı özellikleri, kat seviyesi ve sağlık hizmetlerine erişimi gibi unsurlar birlikte değerlendirilmiştir. Böylece deprem sonrasında oluşan yeni fiyatlama davranışlarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır.
Deprem Sonrası Yapılan Konutlarda Yüzde 16,7 Güven Primi Görüldü
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri yeni yapılara yönelik fiyat farkı olmuştur. Deprem sonrasında inşa edilen konutların, benzer özelliklere sahip eski yapılara göre ilanlarda ortalama yüzde 16,7 daha yüksek fiyatlandığı belirtilmiştir. Bu farkın, yeni yapıların alıcılar tarafından güvenlik açısından daha avantajlı görülmesiyle ilişkilendirildiği aktarılmıştır. Böylece binanın yapım döneminin, deprem sonrası konut seçiminde önemli bir fiyatlama kriterine dönüştüğü görülmüştür. Özellikle yeni yapıların güvenlik algısı üzerinden farklı fiyatlandırıldığı belirtilmiştir.
Orta Katlardaki Konutlarda Fiyatlama Farklılaştı
Araştırmada kat seviyesine bağlı fiyatlama davranışında da belirgin bir farklılaşma tespit edilmiştir. Özellikle orta katlardaki konutların fiyat eğrisinde daha düşük primli segmentte kaldığı belirtilmiştir. Alt katlarda tahliye kolaylığı algısının daha fazla öne çıktığı ifade edilmiştir. Üst katlarda ise geleneksel olarak tercih edilen kat avantajının fiyatlamaya yansıdığı aktarılmıştır. Orta katlarda ise bu iki farklı avantajın aynı ölçüde fiyatlamaya yansımadığı belirtilmiştir. Böylece deprem sonrasında kat tercihinin yalnızca manzara veya kullanım konforuyla açıklanmadığı görülmüştür.
Eski Binalardan Çevre Bölgelere Yönelim Görülüyor
Araştırmada şehir merkezindeki eski yapıların konum avantajının önceki dönemlerdeki kadar güçlü olmadığı belirtilmiştir. Özellikle yaşlı binaların yoğun bulunduğu bölgelerde fiyat iskontolarının oluştuğu aktarılmıştır. Bununla birlikte yeni yapıların bulunduğu çevre lokasyonlara yönelik ilginin arttığı değerlendirilmiştir. Böylece deprem riski sonrasında konut alıcılarının konum tercihlerini yeniden şekillendirdiği görülmüştür. Merkezi konumun tek başına yüksek konut değerini garanti etmediği belirtilmiştir. Yapının yaşı ve güvenlik özellikleri de fiyatlama sürecinin önemli parçaları haline gelmiştir.
Hastaneye Uzaklık Konut Fiyatlarını Etkiliyor
Araştırmada sağlık hizmetlerine erişim de önemli bir değişken olarak ele alınmıştır. En yakın hastaneye olan mesafenin konut fiyatları üzerinde doğrudan etkili olduğu belirtilmiştir. Analiz sonuçlarına göre hastaneden her 1 kilometrelik uzaklaşmada, konut ilan fiyatında ortalama yüzde 1,69 düşüş görülmüştür. Bu durum, deprem sonrasında acil sağlık hizmetlerine erişimin konut seçimindeki öneminin arttığını göstermektedir. Özellikle afet sonrasında sağlık hizmetlerine hızlı ulaşım ihtiyacının fiyatlama davranışına yansıdığı değerlendirilmiştir.
Konut Değerlemesinde Yeni Kriterler Öne Çıkıyor
Araştırmanın ortaya koyduğu sonuçlar, geleneksel konut değerleme kriterlerinin genişlediğine işaret etmektedir. Önceki dönemlerde metrekare, konum ve bina özellikleri temel değerlendirme unsurları arasında bulunurken, deprem sonrasında güvenlik kriterleri daha fazla öne çıkmıştır.
Yeni değerlendirme yaklaşımında;
- Yapının inşa edildiği dönem,
- Deprem güvenliği,
- Kat seviyesi,
- Tahliye kolaylığı,
- Hastaneye erişim,
- Merkezi konuma uzaklık,
- Yeni yapıların bulunduğu bölgeler
gibi unsurların birlikte dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Böylece konut değerinin yalnızca fiziksel büyüklük üzerinden belirlenmediği ortaya konulmuştur.
Deprem Sonrası Konut Piyasasında Güvenlik Fiyatlamaya Yansıyor
İsmet Demirağ tarafından yapılan değerlendirmede, 2023 depremlerinin gayrimenkul piyasasındaki geleneksel değerleme kriterlerini değiştirdiği belirtilmiştir. Araştırmada, piyasanın metrekarenin yanı sıra yapı güvenliği ve afet sırasında tahliye erişimini de fiyatladığı ifade edilmiştir. İskenderun’daki ilan verileri üzerinden yapılan çalışma, deprem riski bulunan bölgelerde konut fiyatlarının güvenlik kriterlerinden etkilenebildiğini göstermiştir. Ayrıca bu yaklaşımın risk bazlı sigorta primlendirmesi açısından da örnek oluşturabileceği değerlendirilmiştir.
İskenderun Konut Piyasasında Alıcıların Tercihleri Değişiyor
Araştırma sonuçları, deprem sonrasında konut alıcılarının tercih kriterlerinde önemli değişiklikler yaşandığını ortaya koymuştur. Yeni binalara yönelik fiyat farkı oluşurken, orta katlardaki konutların daha düşük primli bir segmentte kaldığı belirtilmiştir.
İskenderun konut fiyatları, yapı yaşı, güvenlik, kat seviyesi ve sağlık hizmetlerine erişim gibi unsurlarla birlikte değerlendirilmektedir. Yeni yapıların daha yüksek fiyatlanması ve hastaneye uzaklığın fiyatları aşağı çekmesi, afet riskinin konut piyasasındaki fiyatlama davranışlarına doğrudan yansıdığını göstermektedir.
Diğer emlak haberleri için tıklayınız…
