Türkiye konut piyasasında 2026 yılında arz ve talep yapısında önemli değişimler yaşanmaktadır. 2026 konut piyasası beklentileri, satılık konut stokundaki gerileme ve yeni konutlara yönelik talepteki artış üzerinden şekillenmektedir. Bunun yanı sıra kentsel dönüşüm ve alternatif konut modelleri de sektörün gündeminde bulunmaktadır.
2026 Konut Piyasası Beklentileri Nasıl Şekilleniyor?
EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı tarafından yapılan değerlendirmelerde, 2026 yılında satılık konut arzında belirgin bir daralma yaşandığı belirtilmektedir. Yılın ilk döneminde 600 binin üzerinde olduğu aktarılan satılık konut stoğunun, güncel verilerle yaklaşık 500 bin seviyesine gerilediği ifade edilmektedir. Böylece satılık konut stokunda yaklaşık yüzde 15 oranında azalma gerçekleştiği belirtilmektedir. Stoktaki gerilemeyle birlikte yeni konutlara yönelik talebin de güçlendiği aktarılmaktadır. Özellikle ilk el konut satışlarının toplam satışlar içerisindeki payındaki yükseliş dikkat çekmektedir.
İlk El Konut Satışlarında Artış Yaşanıyor
Yıl başında toplam konut satışları içerisinde yaklaşık yüzde 30 seviyesinde bulunan ilk el satışların payı, son verilerle yüzde 35’e yükselmiştir. Bu değişim, konut piyasasındaki hareketliliğin yalnızca ikinci el satışlardan oluşmadığını göstermektedir. Bunun yanı sıra yeni konut üretimi ve kentsel yenileme projeleri de piyasadaki hareketliliği desteklemektedir. İlk el satışların payındaki artış, sıfır konutlara yönelik talebin güçlendiğine işaret etmektedir. Ayrıca yeni projelerin konut arzındaki rolünün de arttığı değerlendirilmektedir.
Satılık Konut Stoğu 500 Bin Seviyesine Geriledi
Konut piyasasında arz tarafındaki değişim, satılık stok verilerinde daha net şekilde görülmektedir. Yılın ilk aylarında 600 bin adedin üzerinde seyreden stokun yaklaşık 500 bin seviyesine çekildiği belirtilmektedir. Bu gerilemenin konut piyasasındaki mevcut arzın önemli bölümünün satışa konu edildiğini gösterdiği aktarılmaktadır. Bununla birlikte yeni konut üretiminin arzın sürdürülebilirliği açısından önem kazandığı görülmektedir. Özellikle kentsel dönüşüm ve yeni proje yatırımlarının konut arzına katkı sağlaması beklenmektedir.
Kiralık Konut Talebi Gücünü Koruyor
Kiralık konut piyasasında da benzer bir hareketlilik yaşanmaktadır. Buna göre kiralık konut stokunda yaklaşık 35 bin adetlik azalma görüldüğü belirtilmektedir. Bu düşüş, kiralık konut talebinin güçlü kalmaya devam ettiğine işaret etmektedir. Özellikle büyükşehirlerde barınma ihtiyacının artması, kiralık konut piyasasındaki talebi desteklemektedir. Bununla birlikte kiralık konut arzındaki sınırlılık, dar ve orta gelirli hanelerin barınma maliyetlerini gündeme taşımaktadır. Bu nedenle alternatif kiralık konut modellerinin geliştirilmesi önerilmektedir.
2026’da Konut Satışları 1,5 Milyona Ulaşabilir
Konut piyasasında aylık işlem hacminin ortalama 117 bin adet seviyesinde sürdüğü aktarılmaktadır. Mevcut trendin devam etmesi halinde 2026 yılının yaklaşık 1,5 milyon konut satışıyla tamamlanabileceği öngörülmektedir. Bu beklenti, konut talebinin yıl boyunca güçlü kalabileceğine işaret etmektedir. Ancak satış performansının finansman koşulları ve ekonomik gelişmelerden etkilenmesi beklenmektedir. Dolayısıyla yılın kalan bölümünde konut satışlarıyla birlikte kredi imkanları ve yeni konut arzının da yakından takip edilmesi gerekmektedir.
Konut Fiyatlarında Reel Denge Arayışı Sürüyor
Konut fiyatlarında nominal artışların devam ettiği belirtilmektedir. Ancak enflasyon etkisi dikkate alındığında piyasanın reel bir denge arayışı içerisinde olduğu aktarılmaktadır. Yıllık konut fiyat artışlarının yüzde 24-25 bandında seyrettiği belirtilmektedir. Ticari gayrimenkul fiyatlarında ise yıllık artışların yüzde 30-32 seviyesinde bulunduğu aktarılmaktadır. Bu nedenle gayrimenkul piyasasındaki fiyat hareketlerinin yalnızca nominal değişim üzerinden değerlendirilmemesi gerekmektedir. Enflasyondan arındırılmış veriler de yatırım kararlarında dikkate alınmaktadır.
Kentsel Dönüşüm Konut Arzını Destekleyebilir
Kentsel dönüşüm, konut sektörünün önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürmektedir. Riskli yapıların yenilenmesiyle birlikte hem güvenli yapılaşmanın hem de yeni konut arzının desteklenmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda süresi uzatılan “Yarısı Bizden” desteği de dönüşüm çalışmalarında önemli bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Programla mevcut yapıların yenilenmesine yönelik süreçlerin desteklenmesi amaçlanmaktadır. Kentsel dönüşüm projelerinde gayrimenkul değerleme çalışmaları da önemli bir rol üstlenmektedir. Mevcut yapı ile yeni projede ortaya çıkacak taşınmazların değerlerinin doğru şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Böylece mülk sahiplerinin haklarının korunmasına yönelik daha sağlıklı bir değerleme süreci oluşturulması hedeflenmektedir.
Kiralık Sosyal Konut Modeli Gündeme Geliyor
Dar ve orta gelirli vatandaşların barınma ihtiyacına yönelik çözüm önerileri arasında kiralık sosyal konut modeli de bulunmaktadır. Uzun dönemli kiralama sistemleriyle daha erişilebilir konut seçeneklerinin oluşturulması amaçlanmaktadır. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya gibi büyükşehirlerde bu modelin uygulanmasına yönelik öneriler gündeme getirilmektedir. Kiralık sosyal konutların yaygınlaştırılmasıyla satın alma gücü sınırlı hanelere alternatif bir barınma imkanı sunulması hedeflenmektedir. Bunun yanı sıra kira piyasasındaki arzın artırılması da amaçlanmaktadır.
Büyükşehirlerde Arsa Kıtlığı İçin Yeni Model Öneriliyor
Büyükşehirlerde konut üretimini zorlaştıran unsurlar arasında arsa arzının sınırlı olması da bulunmaktadır. Artan nüfus yoğunluğu, özellikle merkezi bölgelerde yeni konut üretiminin maliyetlerini yükseltmektedir. Bu soruna yönelik öneriler arasında desantralizasyon, yani merkezsizleşme modeli bulunmaktadır. Sanayi, tarım ve istihdam imkanlarının Anadolu’nun farklı bölgelerine yayılması önerilmektedir. Böylece nüfus yoğunluğunun büyükşehir merkezlerinden farklı bölgelere yönlendirilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca Anadolu’daki ekonomik faaliyetlerin artırılmasıyla bölgesel gelişimin desteklenmesi amaçlanmaktadır.
2027’de Konut Sektöründe Hangi Konular Öne Çıkacak?
Sektör değerlendirmelerinde 2027 döneminde alternatif tasarruf finansman modellerinin daha fazla gündeme gelmesi beklenmektedir. Bunun yanı sıra kentsel dönüşüm projelerinin de konut piyasasındaki önemini koruması öngörülmektedir. Yatırımcıların konut seçiminde daha bilinçli hareket etmesi de sektörün önemli gündemlerinden biri olacaktır. Konutun fiyatı kadar kira potansiyeli, lokasyonu ve kullanım özellikleri de değerlendirilecektir. Bununla birlikte yeni konut üretiminin piyasanın ihtiyaçlarına uygun şekilde gerçekleştirilmesi önem taşımaktadır. Özellikle farklı gelir gruplarına hitap eden konut modellerinin geliştirilmesi beklenmektedir.
Konut Piyasasında Arz ve Talep Dengesi Değişiyor
2026 yılında konut piyasasında satılık stokların azalması ve ilk el satışların payının yükselmesi dikkat çekmektedir. Kiralık konut stokundaki gerileme de piyasadaki talebin güçlü kaldığını göstermektedir. Kentsel dönüşüm, kiralık sosyal konut ve alternatif finansman modelleri ise sektörün geleceğine ilişkin önemli başlıklar arasında yer almaktadır. Ayrıca büyükşehirlerdeki arsa kıtlığına karşı farklı bölgelere yönelen konut üretim modelleri gündeme gelmektedir.
2026 konut piyasası beklentileri, satılık konut arzı, yeni konut talebi, fiyat hareketleri ve kentsel dönüşüm ekseninde şekillenmektedir. Önümüzdeki dönemde arzın artırılması, kiralık konut seçeneklerinin çeşitlendirilmesi ve yatırım kararlarında daha kapsamlı kriterlerin kullanılması sektörün yönünü belirleyecektir.
Diğer emlak haberleri için tıklayınız…
