Türkiye’de ücretler ve işletme maliyetleri gündemdeki yerini korurken asgari ücret geçim ücreti 2026 tartışması da gündeme taşınmıştır. ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib, çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için geçim ücreti yaklaşımının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Habib, geçim ücretinin asgari ücretin en az yüzde 25-30 üzerinde olması gerektiğini ifade etmiştir. Bunun yanı sıra iş gücüne erişim ve finansman maliyetleri de değerlendirmelerde öne çıkarılmıştır.
Asgari Ücretin Üzerinde Geçim Ücreti Önerisi Gündeme Taşındı
ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib, Bloomberg HT’ye yaptığı değerlendirmede ücret politikalarına ilişkin görüşlerini paylaşmıştır. Habib, yalnızca asgari ücret üzerinden yapılan değerlendirmelerin yanında geçim ücreti kavramının da ele alınması gerektiğini belirtmiştir. Habib’in açıklamalarına göre çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesine yönelik farklı bir ücret yaklaşımı gündeme getirilmektedir. Bu kapsamda geçim ücretinin asgari ücretin üzerinde belirlenmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Habib, geçim ücretinin asgari ücretin en az yüzde 25-30 üzerinde olması gerektiğini dile getirmiştir. Bu açıklama, çalışanların yaşam maliyetleri ile ücret seviyelerinin birlikte değerlendirilmesine yönelik bir öneri olarak aktarılmıştır. Ayrıca Habib, ISS’in faaliyet gösterdiği yaklaşık 30 ülkede geçim ücreti konusunun tartışıldığını belirtmiştir. Böylece ücret politikalarının yalnızca yasal asgari ücret üzerinden değerlendirilmediği ifade edilmiştir.
Geçim Ücreti ile Asgari Ücret Arasındaki Fark Nedir?
Asgari ücret, çalışanlara ödenebilecek yasal minimum ücret seviyesini ifade etmektedir. Geçim ücreti ise çalışanların temel yaşam giderlerini karşılayabilmesine yönelik ücret seviyesini ifade eden bir kavram olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle iki kavramın belirlenmesinde farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Asgari ücret yasal bir taban oluştururken, geçim ücreti yaşam maliyetleri üzerinden değerlendirilmektedir. Geçim ücreti tartışmalarında çalışanların temel giderleri dikkate alınmaktadır. Barınma, gıda, ulaşım ve diğer zorunlu harcamalar bu değerlendirmelerin kapsamında yer alabilmektedir. Bununla birlikte geçim ücreti konusunda ülkelerin ekonomik koşulları ve yaşam maliyetleri de farklılık göstermektedir. Bu nedenle kavramın uygulanma biçimi ülkelere göre değişebilmektedir.
Şirketlerin İş Gücüne Erişim Sorunu Gündemde
Cavit Habib’in değerlendirmelerinde iş gücüne erişim konusu da öne çıkarılmıştır. Türkiye’de bazı sektörlerde şirketlerin ihtiyaç duyduğu çalışanlara ulaşmakta zorlandığı belirtilmiştir. Habib, bu durumun bazı şirketleri yurt dışından çalışan teminine yönelttiğini ifade etmiştir. Özellikle Hindistan, Bangladeş ve Vietnam gibi ülkelerden Türkiye’ye çalışan getirildiği aktarılmıştır.
Habib’in verdiği örneğe göre Kayseri’deki bir müşterilerinin Hindistan’dan 150 çalışan getirdiği belirtilmiştir. Ayrıca farklı gelişmekte olan ülkelerden de iş gücü temininin başladığı ifade edilmiştir. Bu durum, bazı sektörlerde çalışan ihtiyacının farklı ülkelerden karşılanmaya başladığını göstermektedir. Bunun yanı sıra şirketlerin ihtiyaç duyduğu çalışan profili ile mevcut iş gücü arasında uyumsuzluk da gündeme gelmektedir.
İş Gücü Arzı ile Şirketlerin İhtiyacı Birlikte Değerlendiriliyor
Şirketlerin çalışan bulma sorunu yalnızca ücret seviyeleri üzerinden değerlendirilmemektedir. İş gücü arzı ve şirketlerin ihtiyaç duyduğu çalışan profili arasındaki fark da önemli bir konu olarak ele alınmaktadır. Özellikle emek yoğun sektörlerde yeterli sayıda çalışana ulaşılması işletmeler açısından önem taşımaktadır. Ayrıca belirli niteliklere sahip çalışanların bulunması da şirketlerin operasyonlarını doğrudan etkileyebilmektedir. Bu nedenle ücret politikalarıyla birlikte iş gücü arzının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Yurt dışından çalışan temini ise bazı şirketler tarafından kullanılan yöntemlerden biri olarak aktarılmaktadır.
Şirketlerin Ödeme Vadeleri de Yakından Takip Ediliyor
Habib’in değerlendirmelerinde yüksek finansman maliyetlerinin şirketler üzerindeki etkisine de dikkat çekilmiştir. Özellikle ödeme vadelerindeki uzamanın işletmelerin nakit akışını zorlayabildiği belirtilmiştir. Şirketlerin personel giderlerinin yanında finansman maliyetlerini de yönetmesi gerekmektedir. Ödeme vadelerinin uzaması ise işletmelerin işletme sermayesi ihtiyacını artırabilmektedir. Bu nedenle şirketlerin tahsilat ve ödeme koşullarını daha yakından takip ettiği ifade edilmektedir. Yüksek faiz ortamında uzayan vadelerin ek finansman yükü oluşturabildiği belirtilmektedir. Bunun yanı sıra artan personel giderleri de işletmelerin toplam maliyetleri içerisinde önemli bir kalem olarak değerlendirilmektedir.
Avrupa’da Şirket Konsolidasyonları Gündeme Geliyor
Cavit Habib, Avrupa’daki şirket birleşmeleri ve satın almalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunmuştur. Avrupa’da şirketler arasında konsolidasyon sürecinin başladığı belirtilmiştir. Türkiye’de ise yüksek faiz oranlarının şirket birleşmeleri ve satın almaları üzerinde etkili olduğu ifade edilmiştir. Finansman maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle şirketlerin konsolidasyon kararlarını daha dikkatli değerlendirdiği aktarılmıştır. Bu nedenle faiz koşullarında yaşanabilecek değişikliklerin şirket birleşmeleri ve satın almalar açısından önem taşıdığı belirtilmektedir.
2026’da Reel Sektörün Gündeminde Birden Fazla Başlık Bulunuyor
2026 yılında şirketlerin maliyet gündeminde ücret artışlarının yanında farklı başlıklar da bulunmaktadır. İş gücüne erişim, finansman giderleri ve işletme sermayesi ihtiyacı bunlar arasında yer almaktadır. Çalışan maliyetlerindeki değişimler, şirketlerin bütçe planlamalarında dikkate alınmaktadır. Bunun yanı sıra uygun çalışanlara erişim de işletmelerin operasyonel süreçleri açısından önem taşımaktadır. Yüksek finansman maliyetleri ise özellikle ödeme vadeleri ve işletme sermayesi açısından takip edilmektedir. Böylece şirketlerin maliyet yönetiminde birden fazla unsur birlikte değerlendirilmektedir.
Asgari Ücret Geçim Ücreti 2026 Tartışması Sürüyor
Türkiye’de ücret politikaları, iş gücüne erişim ve işletme maliyetleri gündemdeki önemini korumaktadır. ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib tarafından yapılan değerlendirmelerde, asgari ücret geçim ücreti 2026 başlığının çalışanların temel ihtiyaçları açısından ele alınması gerektiği belirtilmiştir.
Habib, geçim ücretinin asgari ücretin en az yüzde 25-30 üzerinde olması gerektiğini ifade etmiştir. Bunun yanı sıra bazı şirketlerin iş gücü ihtiyacını yurt dışından karşılamaya başladığı aktarılmıştır. Ödeme vadeleri, finansman maliyetleri ve Avrupa’daki şirket konsolidasyonları da reel sektör açısından takip edilen diğer başlıklar arasında bulunmaktadır.
