Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İsviçre nüfus sınırı referandumu neden gündem oldu? Göç düzenlemesi tartışma oluşturdu

İsviçre nüfus sınırı referandumu Avrupa gündeminde dikkat çekmektedir. İsviçre’de göçü sınırlandırmayı hedefleyen yeni düzenleme halk oylamasına sunulacaktır. Nüfusun 10 milyonu aşması durumunda AB ile serbest dolaşım anlaşmasının feshedilmesi ihtimali tartışmaları büyütmektedir.

İsviçre nüfus sınırı referandumu Avrupa gündeminde dikkat çekmektedir. İsviçre’de göçü

İsviçre nüfus sınırı referandumu Avrupa’da geniş yankı uyandırmaktadır. İsviçre’de sağ popülist İsviçre Halk Partisi tarafından desteklenen yeni girişim, ülkedeki göç politikalarını yeniden gündeme taşımaktadır.

Son yıllarda artan nüfusun büyük bölümünün göç kaynaklı olduğunu savunan girişim destekçileri, konut krizi ve yükselen yaşam maliyetlerinin temel nedeninin kontrolsüz nüfus artışı olduğunu belirtmektedir. Özellikle büyük şehirlerde yaşanan kira artışları, trafik yoğunluğu ve toplu taşıma kalabalığı nedeniyle halkın önemli bölümünün konuya dikkat kesildiği ifade edilmektedir.

İsviçre’de nüfus 10 milyonu aşarsa yeni kurallar uygulanacak

Hazırlanan düzenlemeye göre ülke nüfusunun 9,5 milyonu aşması halinde hükümetin bazı göç uygulamalarını sınırlandırması gerekecektir.

Öneride özellikle:

  • Sığınma hakkının daraltılması,
  • Aile birleşimlerinin kısıtlanması,
  • Göç kontrollerinin artırılması

gibi maddeler yer almaktadır.

Ayrıca nüfusun 10 milyona ulaşması durumunda Avrupa Birliği ile yapılan Serbest Dolaşım Anlaşması’nın tek taraflı şekilde feshedilmesi planlanmaktadır. Uzmanlar, bu durumun İsviçre’nin Schengen ve Dublin sistemleriyle ilişkisini de riske atabileceğini belirtmektedir.

Hükümet ve siyasi partiler düzenlemeye karşı çıkıyor

İsviçre hükümeti ve parlamentodaki birçok siyasi parti öneriye karşı tavır almaktadır. Özellikle Sosyalistler, Yeşiller ve FDP yetkilileri düzenlemenin ülke ekonomisine zarar vereceğini savunmaktadır.

Karşıt görüşteki siyasetçiler, göçün sert şekilde sınırlandırılmasının iş gücü açığını büyüteceğini ifade etmektedir. Aynı zamanda Avrupa Birliği ile ilişkilerin zarar görebileceği belirtilmektedir. Uzmanlar ise İsviçre ekonomisinin birçok sektörde yabancı çalışanlara ihtiyaç duyduğunu aktarmaktadır.

300 bin kişilik iş gücü açığı oluşabileceği belirtilmektedir

Ekonomik verilere göre ülkede özellikle turizm ve inşaat sektörlerinde yabancı çalışan oranı oldukça yüksek seviyede bulunmaktadır.

Paylaşılan verilere göre:

  • Otel ve restoran çalışanlarının yüzde 46’sını yabancılar oluşturmaktadır.
  • İnşaat sektöründeki yabancı çalışan oranı yüzde 34 seviyesinde yer almaktadır.

Uzmanlar, göçün sert şekilde sınırlandırılması halinde 300 bin kişiyi aşan iş gücü açığı oluşabileceği uyarısında bulunmaktadır. Ayrıca yaşlanan nüfus nedeniyle sosyal güvenlik sisteminin ek finansman ihtiyacı taşıdığı ifade edilmektedir. Çalışma çağındaki nüfusun azalmasının ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği belirtilmektedir.

Referandum sonuçları büyük merak oluşturuyor

İsviçre’de yayımlanan son anketler referandum yarışının oldukça çekişmeli geçtiğini göstermektedir. Bazı anketlerde “Evet” ve “Hayır” oylarının birbirine çok yakın seviyelerde bulunduğu görülmektedir.

Özellikle Almanca konuşulan bölgelerde göç sınırlandırmasına daha fazla destek verildiği belirtilmektedir. Fransızca konuşulan batı kantonlarında ise Avrupa Birliği ile ilişkilerin korunmasının öncelikli görüldüğü ifade edilmektedir. Önerinin kabul edilmesi için halk oylamasında yüzde 50+1 çoğunluk gerekmektedir. Aynı zamanda kantonların yarısından fazlasının onay vermesi şartı bulunmaktadır.

İsviçre nüfus sınırı referandumu göç politikaları nedeniyle Avrupa gündeminde öne çıkmaktadır. Referandum sonucunun yalnızca İsviçre’yi değil, Avrupa Birliği ile ilişkileri de etkileyebileceği değerlendirilmektedir. Uzmanlar ise ekonomik dengeler ile göç politikaları arasındaki tartışmaların uzun süre devam edeceğini belirtmektedir.