Takipteki alacak artışı, Türkiye ekonomisinde yeni bir risk alanı olarak öne çıkıyor. Son veriler, sorunun artık yalnızca bireysel kredilerle sınırlı olmadığını gösteriyor. Ancak yüksek faiz ortamı ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar, şirketlerin ödeme performansını ciddi biçimde etkilemektedir.
TL kredilerde takipteki alacaklar neden hızla artıyor?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verileri, son bir yılda dikkat çekici bir bozulmaya işaret etmektedir. TL cinsi kredilerde takipteki alacak hacmi 683,8 milyar liraya ulaşmıştır. Bu rakam, yıllık bazda yüzde 84’ü aşan bir artış anlamına gelmektedir. Aynı zamanda sıkı para politikası, krediye erişimi zorlaştırmaktadır. Bunun yanı sıra yüksek faiz oranları, borçların çevrilmesini güçleştirmektedir. Bu tablo, ödeme gecikmelerini artırmaktadır.
Ticari ve KOBİ kredilerinde risk neden büyüyor?
Son dönemde en sert artış ticari kredilerde görülmektedir. Özellikle taksitli ticari kredilerde takipteki alacak hacmi yüzde 122’nin üzerine çıkmıştır. KOBİ kredilerinde de benzer bir tablo oluşmuştur. Bu gelişmeler, reel sektörün finansal baskı altında olduğunu göstermektedir. Ayrıca küçük ve orta ölçekli işletmelerin nakit akışında ciddi sorunlar yaşadığı anlaşılmaktadır.
Takipteki alacak oranı da yükselmiştir:
- Taksitli ticari kredilerde oran yüzde 4,22 seviyesine çıkmıştır
- KOBİ kredilerinde oran yüzde 4,27’ye ulaşmıştır
Bu oranlar, son yılların en yüksek seviyeleri arasında yer almaktadır.
Tüketiciden şirketlere kayış ne anlama geliyor?
Geçmiş dönemde sorun daha çok bireysel kredilerde yoğunlaşmıştır. Ancak son veriler, riskin yön değiştirdiğini göstermektedir. Tüketici kredilerinde artış sürmektedir. Fakat şirket kredilerindeki yükseliş daha hızlı gerçekleşmektedir. Bu durum, ekonomik baskının artık üretim tarafında hissedildiğini ortaya koymaktadır. Bireysel kredi kartlarında takipteki alacak bakiyesi yüzde 88 artmıştır. İhtiyaç kredilerinde de benzer bir yükseliş görülmektedir. Ancak ticari kredilerdeki artış bu seviyeleri aşmaktadır.
Takipteki alacakların büyük kısmı KOBİ kaynaklı mı?
Verilere göre toplam takipteki alacaklar içinde KOBİ’lerin payı hızla yükselmektedir.
- KOBİ kredilerinin payı yüzde 35 seviyesine çıkmıştır
- Taksitli ticari kredilerin payı yüzde 17’yi aşmıştır
- Kurumsal kredi kartlarının payı da artış göstermiştir
Bu tablo, riskin önemli bölümünün işletmelerden kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Ayrıca KOBİ’lerin finansal kırılganlığının arttığı görülmektedir.
Bankalar neden daha fazla karşılık ayırıyor?
Bankacılık sektörü, artan risklere karşı önlem almaktadır. Takipteki alacaklar için ayrılan karşılıklar son bir yılda neredeyse iki katına çıkmıştır. Geçen yıl 267 milyar lira seviyesinde olan karşılıklar, 528 milyar lirayı aşmıştır. Bu artış, bankaların risk beklentisinin yükseldiğini göstermektedir. Aynı zamanda mevcut yapılandırma adımlarının yeterli olmadığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.
Takipteki alacak artışı, ekonomideki finansal sıkışmanın derinleştiğini göstermektedir. Ancak asıl dikkat çeken nokta, sorunun artık şirketlere kaymış olmasıdır. Bu durum, üretim ve istihdam açısından yeni riskler doğurabilir. Aynı zamanda kredi piyasasında temkinli bir dönemin devam edeceğine işaret etmektedir.
