Yargıtay’dan yoksulluk nafakası kararı aile hukuku alanında dikkat çekmektedir. Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi tarafından verilen kararda, düzenli geliri bulunan eski eş lehine yoksulluk nafakası bağlanmasının hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Kararın benzer nafaka davaları açısından emsal niteliği taşıyabileceği ifade edilmektedir.
Yargıtay nafaka kararını bozdu
İstanbul’da görülen boşanma davasında D.Z. isimli kişi eşinden boşanmak amacıyla dava açmıştır. Davalı L.Z. ise karşı dava açarak eşinin de kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. İstanbul 11’inci Aile Mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmede davacı erkeğin daha ağır kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkeme tarafından tarafların boşanmasına ve kadın lehine yoksulluk nafakası bağlanmasına hükmedilmiştir. Davacı tarafın nafaka kararına itiraz etmesi üzerine dosya Yargıtay incelemesine taşınmıştır.
Yoksulluk nafakası için ekonomik durum vurgusu yapıldı
Temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi, boşanma ve diğer konulara ilişkin kararları uygun bulmuştur. Ancak kadın lehine verilen yoksulluk nafakası kararını bozmuştur. Kararda Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesine dikkat çekilmiştir.
Daire tarafından yapılan değerlendirmede şu ifadeler kullanılmıştır: “Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir.” Bu değerlendirmeyle birlikte nafaka bağlanabilmesi için ekonomik mağduriyet şartının önem taşıdığı vurgulanmıştır.
Düzenli gelir sahibi olan kişiler için yeni değerlendirme gündeme geldi
Kararda nafaka talep eden kişinin düzenli gelir durumunun dikkate alınması gerektiği belirtilmektedir. Uzmanlar tarafından yoksulluk nafakasının temel amacının, boşanma sonrası ekonomik olarak zor durumda kalacak tarafı korumak olduğu ifade edilmektedir. Bu nedenle düzenli gelir sahibi olan kişilerin nafaka şartlarını taşıyıp taşımadığı konusunun mahkemeler tarafından detaylı şekilde incelendiği görülmektedir.
Kararın emsal niteliği taşıyabileceği değerlendirilmektedir
Hukuk çevrelerinde Yargıtay tarafından verilen kararın benzer nafaka davaları açısından emsal oluşturabileceği ifade edilmektedir.
Özellikle:
- Düzenli gelir durumu
- Çalışma hayatı
- Ekonomik yeterlilik
- Sosyal yaşam koşulları
gibi kriterlerin nafaka davalarında daha fazla önem kazanabileceği değerlendirilmektedir. Kararın aile hukuku alanındaki uygulamalarda dikkatle takip edildiği belirtilmektedir.
Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesi öne çıkmaktadır
Yargıtay kararında dayanak gösterilen Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesi, yoksulluk nafakasına ilişkin şartları düzenlemektedir. İlgili düzenlemeye göre nafaka talep eden tarafın boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek durumda bulunması gerekmektedir. Bu şartın oluşmaması halinde yoksulluk nafakası bağlanmasının hukuka uygun değerlendirilmeyebileceği ifade edilmektedir.
Yargıtay’dan yoksulluk nafakası kararı nafaka davalarında ekonomik yeterlilik tartışmalarını yeniden gündeme taşımıştır. Düzenli gelir sahibi kişilere yönelik nafaka değerlendirmelerinde yeni hukuki yorumların öne çıkabileceği değerlendirilmektedir.
