Bank of America (BofA), TCMB faiz indirimi için ekim ayını işaret etmektedir. Bankanın tahminine göre eylül ayında politika faizi sabit tutulacaktır. İlk ve yılın tek faiz indiriminin ekimde 100 baz puanla yapılması beklenmektedir.
TCMB Faiz İndirimi İçin Ekim Ayı Öne Çıktı
BofA tarafından yayımlanan değerlendirmede Türkiye’nin para politikası ele alınmıştır. Mevcut enflasyon görünümü nedeniyle doğrudan faiz indirimi alanının sınırlı olduğu belirtilmiştir. Banka, TCMB’nin eylül ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısında faiz değişikliği yapmayacağını öngörmektedir. Buna karşılık ekim ayında 100 baz puanlık indirim yapılması beklenmektedir. Bu tahmin gerçekleşirse politika faizi yüzde 36 seviyesine çekilecektir. Böylece yıl içerisinde yalnızca bir politika faizi indirimi yapılmış olacaktır.
Eylül Enflasyonunun Yüzde 30-30,5 Aralığına Gerilemesi Bekleniyor
BofA’nın tahminlerinde enflasyon görünümü önemli bir yer tutmaktadır. Banka, baz etkisinin katkısıyla eylül enflasyonunda düşüş beklemektedir. Buna göre eylül ayı enflasyonunun yüzde 30 ile yüzde 30,5 arasında gerçekleşmesi öngörülmektedir. Ancak enflasyon beklentilerinin halen yüksek seviyelerde bulunduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle eylül ayında faiz indirimi yerine mevcut seviyenin korunması beklenmektedir. Ayrıca jeopolitik belirsizliklerin de para politikası açısından risk oluşturduğu belirtilmektedir.
BofA’dan 100 Baz Puanlık Faiz İndirimi Tahmini
BofA, yılın ilk ve tek faiz indiriminin ekim ayında yapılacağını öngörmektedir. İndirimin 100 baz puan seviyesinde gerçekleştirilmesi beklenmektedir. Bu senaryoya göre politika faizi yüzde 36 seviyesine gerileyecektir. Banka tarafından daha fazla faiz indirimi için alanın sınırlı olduğu vurgulanmaktadır. Özellikle yüksek enflasyon beklentileri nedeniyle daha hızlı bir gevşeme sürecinin beklenmediği belirtilmektedir. Bununla birlikte iç talepteki yavaşlama faiz politikasına alan sağlayabilecektir.
Faiz İndirimi Öncesinde Likidite Politikası Normalleştirildi
BofA’nın değerlendirmesinde TCMB’nin likidite politikasındaki değişikliklere de dikkat çekilmiştir. Merkez Bankası’nın bir haftalık repo ihalelerine yeniden dönmesi normalleşme adımı olarak değerlendirilmiştir. Bu adım sonrasında ortalama fonlama maliyetinde düşüş yaşandığı belirtilmiştir. TLREF oranının da savaş öncesindeki yüzde 37 seviyesine gerilediği aktarılmıştır. Daha önce ortalama fonlama maliyeti ve TLREF oranı yüzde 40 seviyelerinde bulunmaktaydı. Dolayısıyla efektif faizlerde yaklaşık 300 baz puanlık düşüş yaşandığı ifade edilmiştir.
Rezervlerdeki Toparlanma Faiz Politikasını Destekliyor
BofA’nın raporunda Türkiye ekonomisine ilişkin bazı olumlu göstergelere de yer verilmiştir. Brüt ve net rezervlerde güçlü bir toparlanma yaşandığı belirtilmiştir. Ayrıca carry-trade girişlerinde artış görüldüğü aktarılmıştır. İç talepte belirgin bir yavaşlama yaşanması da normalleşmeyi destekleyen gelişmeler arasında gösterilmiştir. Bu gelişmelerin TCMB’nin likidite politikasında daha erken normalleşmesine katkı sağladığı değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra piyasa koşullarındaki iyileşmenin de etkili olduğu belirtilmektedir.
TCMB’nin Repo İhalelerine Dönüşü Normalleşme Olarak Değerlendirildi
TCMB’nin bir haftalık repo ihalelerine yeniden başlaması, BofA tarafından ayrıca değerlendirilmiştir. Bu adımın likidite çerçevesinde tam bir normalleşme anlamına geldiği ifade edilmiştir. BofA ekonomisti Hande Küçük tarafından hazırlanan değerlendirmede, fonlama maliyetindeki gerilemeye dikkat çekilmiştir. TLREF oranının da savaş öncesi seviyelere döndüğü belirtilmiştir. Ayrıca bu kararın zamanlamasının dikkat çekici olduğu değerlendirilmiştir. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın 13 Ağustos’taki Enflasyon Raporu toplantısında verdiği mesajlar sonrasında adım atıldığı aktarılmıştır.
BofA’nın 2026 Enflasyon Tahmini Yüzde 29,5
BofA, yıl sonu enflasyon tahmininde değişikliğe gitmemiştir. Bankanın 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,5 seviyesinde korunmuştur. 2027 yılı için de enflasyon ve politika faizi tahminleri paylaşılmıştır. Buna göre 2027 sonunda enflasyonun yüzde 26 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Aynı dönemde politika faizinin yüzde 32 seviyesine gerileyeceği öngörülmektedir. Böylece bankanın beklentilerinde kademeli bir faiz indirimi süreci öne çıkmaktadır.
Jeopolitik Riskler Faiz Kararlarında Etkili Olacak
BofA’nın değerlendirmesinde küresel ve jeopolitik riskler de öne çıkarılmıştır. Söz konusu risklerin faiz indirimleri açısından hareket alanını sınırlandırdığı belirtilmiştir. Bununla birlikte rezervlerdeki toparlanma ve sermaye girişlerindeki artış olumlu gelişmeler arasında değerlendirilmektedir. İç talepteki yavaşlamanın da para politikası açısından destekleyici olduğu aktarılmaktadır. Bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, eylül ayında bekleme sürecinin devam edeceği öngörülmektedir. Ardından ekim ayında sınırlı bir faiz indirimi yapılması beklenmektedir.
TCMB faiz indirimi konusunda BofA tarafından ekim ayı işaret edilmektedir. Bankanın tahminine göre eylül ayında politika faizi sabit tutulacaktır. Ekim ayında ise 100 baz puanlık indirim yapılması beklenmektedir. Bu senaryoda yıl sonu politika faizinin yüzde 36 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir. BofA, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 29,5 olarak korumaktadır. 2027 sonunda ise politika faizinin yüzde 32, enflasyonun yüzde 26 olması beklenmektedir.
