Türkiye’de şirket iflasları, Allianz Trade’in Küresel İflas Görünümü 2028 raporuna göre 2026 yılında yüzde 31 artacaktır. Türkiye’deki şirket iflası sayısının yıl sonunda 2 bin 800’e ulaşması beklenmektedir. Özellikle inşaat, perakende ve hizmet sektörleri yüksek riskli alanlar arasında gösterilmektedir. Ekonomik büyümedeki yavaşlama, yüksek enflasyon ve finansman maliyetleri şirketlerin mali yapılarını zorlamaktadır. Türkiye, şirket iflaslarındaki artış beklentisinde dünya genelinde üçüncü sırada bulunmaktadır.
Türkiye’de Şirket İflaslarında Yüzde 31 Artış Bekleniyor
Allianz Trade tarafından yayımlanan Küresel İflas Görünümü 2028 raporunda, Türkiye’deki şirket iflaslarına ilişkin tahminler paylaşılmıştır. Rapora göre 2025 yılında 2 bin 131 olan şirket iflası sayısı, 2026 sonunda 2 bin 800’e yükselecektir. Yılın ilk yarısında iflaslarda yüzde 44 artış kaydedilmesi, beklentilerin yükselmesinde etkili olmuştur. Ayrıca ekonomik koşulların işletmeler üzerindeki baskısı da devam etmektedir.
Şirketlerin karşılaştığı başlıca sorunlar şu şekilde sıralanmaktadır:
- Ekonomik büyümedeki yavaşlama.
- Yüksek enflasyon ve işletme giderleri.
- Finansman maliyetlerindeki artış.
- Enerji giderlerinin yükselmesi.
- Şirket kâr marjlarının daralması.
- Nakit akışının yönetilmesinde yaşanan güçlükler.
Bununla birlikte özellikle finansmana erişimde yaşanan zorluklar, işletmelerin borç ödeme kapasitesini olumsuz etkilemektedir. Bu durum, mali açıdan kırılgan şirketlerde iflas riskini artıran unsurlar arasında değerlendirilmektedir.
İnşaat Sektörü İflas Riskinin Yüksek Olduğu Alanlar Arasında
Allianz Trade’in değerlendirmesinde inşaat sektörü, iflas riskine en fazla maruz kalan sektörler arasında gösterilmiştir. Perakende ve hizmet sektörleri de yüksek riskli alanlar olarak öne çıkmaktadır. Özellikle inşaat sektöründe faaliyet gösteren şirketler açısından finansman maliyetleri önemli bir baskı oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra enerji giderleri ve işletme maliyetlerindeki yükseliş, şirketlerin nakit akışını zorlaştırmaktadır.
Sektördeki başlıca risk unsurları şöyle sıralanmaktadır:
- Yüksek kredi ve finansman maliyetleri.
- İnşaat ve enerji giderlerindeki artış.
- Daralan şirket kâr marjları.
- Nakit akışı ve tahsilat sorunları.
- Ekonomik büyümedeki yavaşlama.
- Borç ödeme kapasitesinin zayıflaması.
Bununla birlikte özellikle finansmana bağımlı çalışan işletmelerde mali kırılganlık daha belirgin hale gelmektedir. Bu durum, inşaat sektöründe şirket iflaslarının yakından takip edilmesini gerektirmektedir.
Türkiye Şirket İflaslarında Dünya Genelinde Üçüncü Sırada
Allianz Trade’in 2026 yılı tahminlerinde Türkiye, şirket iflaslarındaki artış oranıyla dünya genelinde üçüncü sırada gösterilmiştir.
Ülkelere göre beklenen şirket iflası artış oranları şöyle açıklanmıştır:
- Tayvan: Yüzde 36.
- İsviçre: Yüzde 32.
- Türkiye: Yüzde 31.
- Yunanistan: Yüzde 26.
Bu sıralamada Türkiye, Tayvan ve İsviçre’nin ardından üçüncü sırada bulunmaktadır. Özellikle yılın ilk yarısında kaydedilen yüzde 44’lük artış, Türkiye’deki ekonomik görünüm açısından dikkat çekmektedir. Ayrıca küresel şirket iflaslarının 2026 yılında da artış göstermesi beklenmektedir. Allianz Trade, dünya genelindeki iflaslarda yüzde 5’lik yükseliş öngörmektedir.
2027 Yılında Şirket İflaslarında Yüzde 7 Düşüş Bekleniyor
Raporda Türkiye’deki şirket iflaslarının 2027 yılından itibaren gerileme eğilimine girmesi öngörülmektedir. Enflasyondaki düşüş ve ekonomik istikrarın güçlenmesiyle şirketlerin finansman koşullarının iyileşmesi beklenmektedir.
Allianz Trade’in tahminlerine göre önümüzdeki yıllarda şirket iflaslarında şu değişimler yaşanacaktır:
- 2026: Yüzde 31 artışla 2 bin 800 iflas.
- 2027: Yüzde 7 düşüşle 2 bin 600 iflas.
- 2028: Yüzde 2 ilave düşüşle 2 bin 550 iflas.
Buna göre 2027 yılında başlayan düşüşün 2028 yılında da devam etmesi beklenmektedir. Ancak şirket iflaslarının azalması, risklerin tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmemektedir. Özellikle 2028 yılında bile yıllık iflas sayısının 2 bin 500 seviyesinin üzerinde kalacağı tahmin edilmektedir.
Şirketlerin Mali Yapıları Yakından İzlenecek
Allianz Trade’in raporu, Türkiye’deki şirketler açısından önümüzdeki dönemin finansal risklerine dikkat çekmektedir. Özellikle inşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerin mali yapıları önem kazanmaktadır. Finansman giderleri, enerji maliyetleri ve tahsilat süreçleri şirketlerin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olacaktır. Ayrıca ekonomik büyümedeki gelişmelerin işletmelerin borç ödeme kapasitesine yansıması beklenmektedir.
Sonuç olarak, Türkiye’de şirket iflasları için 2026 yılında yüzde 31’lik artış öngörülmektedir. Allianz Trade’in tahminlerine göre iflas sayısı 2 bin 800’e ulaşacaktır. İnşaat, perakende ve hizmet sektörleri yüksek risk taşıyan alanlar arasında gösterilmektedir. 2027 ve 2028 yıllarında düşüş beklenmesine rağmen iflas sayısının tarihsel açıdan yüksek seviyelerde kalacağı tahmin edilmektedir. Özellikle finansman ve enerji maliyetlerine duyarlı şirketlerin önümüzdeki dönemdeki mali performansı yakından izlenecektir.
Diğer emlak haberleri için tıklayınız…
