Miras davaları, Türkiye’de taşınmaz paylaşımına ilişkin anlaşmazlıkların artmasıyla birlikte yeniden gündeme gelmektedir. Son yıllarda özellikle ortaklığın giderilmesi davalarındaki yükseliş, miras paylaşımında yaşanan uyuşmazlıkların büyüdüğünü ortaya koymaktadır. Uzmanlar ise bu süreçte bağımsız ve doğru taşınmaz değerlemesinin, hem maddi kayıpların önlenmesi hem de adil paylaşımın sağlanması açısından büyük önem taşıdığını belirtmektedir. Taşınmazların gerçek piyasa değerinin dikkate alınmasının, dava sürecine gerek kalmadan uzlaşma ihtimalini artırdığı ifade edilmektedir.
Miras Davaları Son On Yılda İki Katın Üzerinde Arttı
Adalet Bakanlığı verileri, ortaklığın giderilmesi davalarında dikkat çeken bir artış yaşandığını göstermektedir. Buna göre 2014’te yaklaşık 25.000 olan dava sayısı, 2021’de 54.000’in üzerine çıkmıştır. Böylece son on yıllık dönemde ortaklığın giderilmesine ilişkin davaların sayısı iki katın üzerinde artış göstermiştir. Veriler, miras kalan taşınmazların paylaşımında yaşanan anlaşmazlıkların hukuki sürece daha sık taşındığını ortaya koymaktadır.
Arabuluculuk Uygulaması Devam Etmektedir
Miras ve ortak mülkiyetten kaynaklanan uyuşmazlıklarda 2023 yılında zorunlu arabuluculuk uygulaması başlatılmıştır. Bu uygulama ile tarafların mahkemeye gitmeden uzlaşması hedeflenmektedir. Ancak 2024 ve 2025 yıllarında arabuluculuğa taşınan dosya sayısı yüksek seviyesini korurken, anlaşmayla sonuçlanan dosyaların oranında düşüş görülmektedir. Paylaşılan verilere göre uzlaşma oranı yaklaşık yüzde 24’ten yüzde 14’e gerilemiştir.
Taşınmazın Gerçek Değeri Anlaşmazlıkların Temel Nedenleri Arasında
Uzmanlara göre miras anlaşmazlıklarının temel nedenlerinden biri, taşınmazların gerçek piyasa değerine ilişkin farklı beklentilerdir. Bölünemeyen konut, arsa ve ticari gayrimenkuller mahkeme kararıyla açık artırmaya çıkarılabilmektedir. Bu satışlar bazı durumlarda piyasa değerinin altında gerçekleşebilmektedir. Ayrıca harç ve diğer yasal giderler, mirasçıların eline geçecek tutarı azaltabilmektedir.
Doğru Değerleme Adil Paylaşımı Desteklemektedir
Denge Değerleme Genel Müdürü Simla Budakoğlu Sönmezler, güvenilir ve bağımsız değerleme raporlarının miras paylaşımında önemli katkı sağladığını belirtmiştir. Sönmezler’e göre tarafların ortak kabul gören bir değerleme raporuna sahip olması, birçok anlaşmazlığın dava aşamasına taşınmadan çözülebilmesini kolaylaştırmaktadır. Ayrıca miras paylaşımında eşitliğin, herkesin aynı sayıda taşınmaz alması anlamına gelmediği belirtilmektedir. Her taşınmazın bulunduğu konum, kullanım amacı, kira potansiyeli ve piyasa değeri farklılık gösterebildiğinden adil paylaşımın ekonomik değer esas alınarak yapılması önem taşımaktadır.
Çok Sayıda Taşınmaz Bulunan Miraslarda Bütüncül Yaklaşım Önerilmektedir
Birden fazla taşınmazın yer aldığı miraslarda paylaşım süreci daha karmaşık hale gelebilmektedir. Uzmanlar, bu tür portföylerin tek tek değil, bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Amaç, taşınmaz sayısını eşitlemekten çok toplam ekonomik değerin mirasçılar arasında dengeli biçimde dağıtılmasını sağlamaktır. Gerektiğinde nakdi denkleştirme yönteminin uygulanmasının daha adil sonuçlar ortaya çıkarabileceği ifade edilmektedir.
Miras davaları, taşınmaz paylaşımına ilişkin uyuşmazlıkların artmasıyla birlikte son yıllarda yükseliş göstermektedir. Uzmanlar, bağımsız ve güvenilir değerleme raporlarının uzlaşmayı kolaylaştırdığını ve adil paylaşımın sağlanmasına katkı sunduğunu belirtmektedir. Özellikle çok sayıda taşınmazın bulunduğu miraslarda gerçek piyasa değerinin esas alınması, uzun ve yıpratıcı dava süreçlerinin önlenmesinde önemli rol oynamaktadır.
Diğer emlak haberleri için tıklayınız…
