17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiği vurgulanmıştır. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren, riskli yapıların yenilenmesi için mevcut engellerin azaltılması gerektiğini belirtmiştir.
Kentsel Dönüşüm Sürecinde Riskli Yapılar Öncelikli Hale Getirilmeli
Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığı hatırlatılmıştır. Bu nedenle mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesinin kritik önem taşıdığı belirtilmiştir. Özellikle yüksek risk taşıyan yapıların belirlenmesi gerektiği aktarılmıştır. Riskli yapıların ardından güçlendirme veya yenileme çalışmalarının hızlandırılması gerektiği ifade edilmiştir. Bununla birlikte deprem hazırlığının yalnızca afet sonrasında yürütülmemesi gerektiği vurgulanmıştır. Risk azaltma politikalarının şehir planlamasının temel unsurlarından biri haline getirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kentsel Dönüşümün Önündeki Ekonomik ve Hukuki Engeller Azaltılmalı
Dönüşüm çalışmalarının daha hızlı ilerleyebilmesi için mevcut mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği açıklanmıştır. Özellikle ekonomik ve hukuki açıdan uygulanabilir modellerin geliştirilmesi gerektiği aktarılmıştır.
Bu kapsamda dönüşüm süreçlerinde;
- Riskli yapıların tespiti hızlandırılmalıdır.
- Güçlendirme ve yenileme süreçleri kolaylaştırılmalıdır.
- Finansmana erişimdeki engeller azaltılmalıdır.
- Vatandaşların dönüşüme katılımı kolaylaştırılmalıdır.
- Hukuki süreçlerin daha etkin yürütülmesi sağlanmalıdır.
Bu adımların birlikte uygulanmasıyla dönüşüm çalışmalarının daha hızlı ilerletilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca vatandaşların dönüşüm sürecine daha kolay dahil edilmesi amaçlanmaktadır.
Kentsel Dönüşümde Finansmana Erişim Kritik Önem Taşıyor
Riskli yapıların yenilenmesinde finansman imkanlarının önemli bir unsur olduğu belirtilmiştir. Dönüşüm maliyetlerinin vatandaşlar açısından karşılanabilir hale getirilmesi gerektiği aktarılmıştır. Bunun yanı sıra farklı finansman modellerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Böylece dönüşüm kararlarının uygulamaya geçirilmesinin kolaylaştırılması amaçlanmaktadır. Ekonomik uygulanabilirliğin artırılması, özellikle yüksek risk taşıyan yapıların yenilenmesini hızlandırabilecek önemli unsurlardan biri olarak değerlendirilmektedir.
Depreme Dayanıklı Şehirler İçin Doğru Planlama Gerekiyor
M. Erdal Eren tarafından yapılan değerlendirmede güvenli şehirlerin yalnızca yeni bina üretimiyle oluşturulamayacağı belirtilmiştir. Şehirlerin gelecekte karşılaşabileceği afet risklerinin de planlamalara dahil edilmesi gerektiği aktarılmıştır. Doğru şehir planlamasının yanında mühendislik esaslarına uygun yapı üretiminin sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. Etkin denetim mekanizmalarının da yapı güvenliğinin temel unsurlarından olduğu belirtilmiştir. Böylece deprem risklerinin azaltılması ve olası can kayıplarının önlenmesi hedeflenmektedir.
Yapı Üretiminde Kalite ve Denetim Güçlendirilmeli
Güvenli yapılaşmanın yalnızca kullanılan malzemeyle sınırlı olmadığı ifade edilmiştir. Doğru planlama, nitelikli mühendislik ve yetkin uygulamanın birlikte yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca yapı üretiminin tüm aşamalarında etkin denetim mekanizmalarının işletilmesi gerektiği aktarılmıştır. Mevzuat hükümlerinin de tavizsiz şekilde uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bu yaklaşım sayesinde yeni yapıların güvenlik standartlarının yükseltilmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda mevcut yapı stokunun yenilenmesiyle şehirlerin afetlere karşı direncinin artırılması hedeflenmektedir.
İnşaat Sektöründe Nitelikli İnsan Kaynağı Geliştirilmelidir
Yapı güvenliğinin sürdürülebilir olması için sektörde nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Eğitimli ve yetkin çalışanların yapı üretim sürecindeki rolüne dikkat çekilmiştir. Bunun yanında mühendislik hizmetlerinin kaliteli şekilde sunulması gerektiği aktarılmıştır. Denetim süreçlerinin de uzmanlık ve yetkinlik esasına göre yürütülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Böylece yapı üretiminin tüm aşamalarında kalite standartlarının korunması amaçlanmaktadır.
Deprem Hazırlığında Kamu ve Özel Sektör Birlikte Hareket Etmeli
Deprem riskinin azaltılmasında yalnızca tek bir kurumun çalışmalarının yeterli olmayacağı belirtilmiştir. Kamu, özel sektör, akademi ve meslek kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiği aktarılmıştır. Bilim ve teknolojinin şehir planlamasında daha fazla kullanılması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanı sıra afetlere dirençli ve sürdürülebilir şehirlerin oluşturulması için uzun vadeli politikaların geliştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu yaklaşımın gelecekte yaşanan herhangi bir afetin etkilerinin azaltılmasına katkı sağlaması beklenmektedir.
17 Ağustos’un Yıl Dönümünde Deprem Gerçeğine Dikkat Çekildi
17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde yapılan açıklamada geçmişte yaşanan can kayıpları anılmıştır. Aynı acıların yeniden yaşanmaması için deprem hazırlığının sürdürülmesi gerektiği belirtilmiştir. Özellikle riskli yapıların belirlenmesi ve yenilenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında şehirlerin afet risklerine göre planlanması gerektiği aktarılmıştır.
Sonuç olarak kentsel dönüşüm, Türkiye’nin afet risklerini azaltma çalışmalarında kritik bir başlık olarak öne çıkarılmıştır. Riskli yapıların yenilenmesi için ekonomik, hukuki ve finansal engellerin azaltılması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca vatandaşların dönüşüm süreçlerine katılımını kolaylaştıracak modellerin geliştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
